Sınıf Arkadaşlarım ve Endüstri 4.0

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinde, ilkini 2009 yılından başlattığımız “İş Yaşamı” isimli dersi vermekteyim. Sınıfımızın kapı numarası 212. Sınıf Arkadaşlarım’la Perşembe günleri öğleden sonra 212’de buluşuyoruz ve hayatın içinden gelen konularımızı birlikte ele alıyoruz, çalışıyoruz. Kendimizi iş hayatına hazırlıyoruz. Aynı sınıfı paylaşıyor, birbirimize sevgi ve saygı ile yaklaşıyoruz, birbirimizden öğreniyor, öğrendiklerimizi içselleştiriyor, uyguluyor ve gelişiyoruz. Aynı sınıfın öğrencileriyiz. Bu nedenle bizler Sınıf Arkadaşıyız.

Yukardaki fotoğrafta bu dönemdeki “Sınıf Arkadaşlarım” yer alıyorlar. Aralarında İş Yaşamı Dersine kayıtlı olmayan, hatta başka okullardan gelen “sınıf arkadaşları” da var. Her biri Endüstri 4.0’ı ve Endüstri 4.0’ı yakalamak için iş hayatına atılmadan önce kazanılması gereken becerilerin ne olduğunu biliyorlar. Çünkü ilk defa bu yıl ders programımıza Endüstri 4.0’ı ve talep ettiği becerileri dahil ettik. Bu 7 beceriyi öğrendik, içselleştirdik. Sınıf Arkadaşlarım kayıtlı oldukları bölümlerde bir yandan mesleki bilgi ve gerekli becerileri öğrenip kendilerini geliştirirken, diğer yandan da İş Yaşamı Sınıfında iş hayatının gerçeklerini, gerekliliklerini öğrenmekteler. Kendilerini Endüstri 4.0’ın talep ettiği 7 beceriye göre geliştirip iş hayatına hazırlanıyorlar. Bu becerileri ve tanımlarını izninizle paylaşmak istiyorum.

1. Analitik Düşünme ve Problem Çözme: Değişen dünyanın gerektirdiği şekilde “dünün cevapları ile yetinmeden” doğru soruları sorma, sorgulama, bugünün cevaplarını bulma becerisi.

2. İşbirliği ve Liderlik: Sadece kendi ekibi ile değil, uzaktaki veya sanal ekiplerle de işbirliği yapabilme ve başkalarını etkileyerek liderlik edebilme becerisi.

3. Çeviklik ve Uyum Sağlama: Esnek olma, farklı araçlar kullanabilme ve değişebilme becerisi.

4. İnisiyatif Alma ve Girişimcilik: Zor sorunlara yaratıcı çözümler bulup harekete geçebilme ve risk alabilme becerisi.

5. Etkin Sözlü ve Yazılı İletişim: Kendini ve söylemek istediklerini net bir şekilde ifade edebilme ve sunabilme becerisi.

6. Bilgiye Ulaşma ve Analiz Etme: Her gün değişen ve gereğinden fazla miktarda maruz kaldığımız bilgi ve veriler içinde ihtiyacı olana ulaşma, analiz etme ve kullanılır hale getirme becerisi.

7. Merak ve Hayal Gücü: Yeni dünyada rekabet edebilecek güzel, eşsiz ve anlamlı ürünler üretebilmek için meraklı olma, hayal gücünü, empati yeteneğini ve yaratıcılığını kullanma becerisi.
(Kaynak Tony Wagner – The Global Achievement Gap)

Bu becerilerin sadece iş hayatına hazırlanan öğrenciler için değil aynı zamanda iş hayatında olan çalışanlar için de geçerli olduğunu vurgulamalıyız.

Sınıf Arkadaşlarım hem bu becerilerde kendilerinin hangi seviyede olduklarını ders sırasında kullandığımız ölçme ve değerlendirme aracı sayesinde öğrendiler, hem de kendilerini keşfettiler. Hatta her biri “Kişisel Posterini” oluşturup ders sırasında tek tek sahne alıp Sınıf Arkadaşlarına kendilerini anlattılar.

Şimdi sıra bu keşif ile kendilerini yeniden tasarlayarak özgün “öz geçmişlerini/geleceklerini” hazırlamaya geldi. Bu çalışma sayesinde kendileri arayan firmaların “kendini bilgi ve beceri ile geleceğe hazırlayan” bir önemli değeri keşfetmelerini sağlayacaklar.

Soru şu; “İnsan Kaynakları çalışanları olan bizler, geliştirme ve geleceğe hazırlama sorumluluğunu taşıdığımız çalışma arkadaşlarımızın bu becerilerinin hangi seviye olduğunu ölçüyor muyuz, biliyor muyuz? Çalışma arkadaşlarımızın bu becerilerin gerekliliği ve hangi seviyede oldukları konusunda farkına varmalarını sağlıyor muyuz? Nasıl geliştirecekleri ile ilgili rehberlik yapıyor muyuz?

Bugün Öğretmenler Günü. Aynı sınıfı paylaşıp “birbirinden öğrenen” herkese kutlu olsun.

Danışılan Danışman Olmak

Odaya girdiğinde ilk dikkatimi çeken, kolları ile sarmalayıp göğsüne bastırarak sıkı sıkı tuttuğu iki klasör oldu. Sanki özenle büyüttüğü yavrusunu sarmalamış gibi idi. Karşıma oturmadan önce kuçakladığı dosyaları, hizalayarak yan yana masa üstüne koydu. Özenle hazırlanmış oldukları duruşlarından belli olan klasörlerin birinin üzerindeki “Kurumsal Yetkinlik Sistemi” yazısını okuduğumda, aklımdan “Çok derin ve kapsamlı bir sistem olmalı…” düşüncesi geçti.

“Biz geçen sene Yetkinlik Sistemimizi kurduk ve pilot uygulama ile sistemi hayatımıza aldık” diye söze başladı. “Ancak danışmanlık hizmeti aldığımız firma, kurduğu sistemi uygulamaya almada ve çalışanlarımıza benimsetmede beklenen sonucu yaratmadı. Projeyi durdurmak zorunda kaldık.” diye sürdürdü konuşmasını. Konuşurken zorlanıyordu. Neyi, ne kadar anlatması gerektiğini, içinde bulundukları durumu, sebeplerini düşünüyor olmadı idi. Projelerinin nasıl başladığını, neler yaptıkları, uygulamada ne gibi sıkıntılar yaşadıklarını uzun uzun anlattı. “Bu yıl yarım kalan projemizi yeniden hayata geçirme kararı aldık. Firmanızı ve çalışmalarınızı duymuştuk, bir arkadaşımız da sizlerle görüşmemizi tavsiye etti. O nedenle sizi davet ettik. Bu projeyi tamamlamamızda bize nasıl yardımcı olabilirsiniz?” cümleleri ile sözlerini tamamladı.

12 Aralık 2015 tarihli yazım yukarıdaki ifadelerle başlıyordu. Piyasalarda yaşanan hızlı değişimlere karşı, birçok kurum sahip oldukları farklı kaynakları iyileştirmek ya da bu kaynakları daha etkin kullanmak için organizasyonel yapılarını, kurum kültürlerini ya da insan kaynaklarını geliştirecek/iyileştirecek/yeni oluşturacak projeleri tasarlamak ve hayata geçirmek için danışmanlarla işbirliği yapmaktadırlar. Bu danışmanları seçerken ince eleyip, sık dokumaktalar ve zor kararları vermekteler. “İhtiyacları en iyi şekilde karşılayacak, hayallerindekini uygulanabilir gerçeğe dönüşterekcek, çalışan ve fayda sağlayan sistemi kuracak olan danışman kim olmalı? Kime danışacağız?”

Çalışma hayatının her alanda karşılaştığımız “danışmanlar” kartvizitlerinde isimlerinin altında bu ünvanlarını Türkçe veya İngilizce olarak havalı bir şekilde yazıyorlar.

“Danışman” terimi Türk Dil Kurumunca, “belirli bir konuda bilgi ve uzmanlık sahibi olan, bilgi ve görüşlerinden yararlanmak üzere görevlendirilen kişi” olarak tanımlanmaktadır.

“Danışılan Danışman” ise tarafımdan oluşturulmuş ve geliştirilmiş bir mesleki terim. Bu terim, danışma ihtiyacı içinde olan kişinin, danışmak için ilk aklına getirdiği kişiyi ifade ediyor.

Danışan kişi, Danışılan Danışman’ı; bilgisi, bilgiyi aktarış şekli, bilmediği konuyu araştırması ve/veya bir bilenini bulması, danışan ile bileni biraraya getirmesi özelliklerinden ötürü diğer danışmanlardan farklı bir yere konumlandırır. Danışan kişinin çevresinde başka danışmanlar olmasına rağmen Danışılan Danışman’ı tercih eder. Bu tercihin sonucu olarak Danışılan Danışman sürekli araştırır, öğrenir, aktarır, gelişir, geliştirir ve danışan kişi için vargeçilmez bir kaynak, rehber olur.

Danışılan Danışman olmak; bilgi, beceri deneyim sahibi olmanın yanısıra bir tutum, davranış ve danışmanın kendisini konumlandırma biçimidir.

Odyssey Danışılan Danışman Yolculuğu Sertifika Programımız sayesinde Danışılan Danışman’larımızın oluşturduğu networkümüz hızla büyümeye devam ediyor.

Siz de yaptığınız işin Danışılanı olmanın önemine inanıyorsunuz, sizi Danışılan Danışman networküne davet ediyorum. Lütfen buyurun…

Melek İnsan Fatma Yengemiz…

Bugün 31 Aralık 2016. 2016 hepimiz için çok kötü bir yıl oldu. Üstüne üstelik son günü ailemize kötü bir sürpriz yaptı. Yengemiz, melek insan Fatma Gürhan dün Florance Nightingale Hastahanesinde geçirdiği beyin ameliyatı sonrası yoğun bakımda iken vefat etti.

Ölüm, kabullenilmesi çok zor bir gerçek. Dün saat 16:00 civarlarında, hastahanede bu haberin şokunu yaşarken, bizi bir odaya davet ettiler. Vicdan Ceylan isimli bir görevli bize vefat sonrası bilgileri verdi ve “organ nakli için onay verir misiniz?” diye sordu. Melek insan Fatma Yengemiz sağlığında bu vasiyeti yapmış olduğu için eşi kayınbiraderim Ali ve iki evladı hemen onaylarını verdiler. Ailemizde ilk defa böyle bir durumu yaşayacaktık, Fatma Yengemiz sayesinde.

Continue reading “Melek İnsan Fatma Yengemiz…”

Cumhuriyetin Kuruluşu…

 

Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün İsmet İnönü’ye yazdığı 30 Ekim 1923 tarihli mektubu…

Sevgili Paşam,

Cumhuriyet’in ilk Başbakanı olarak seni düşünüyorum. 

Dur, hiç itiraz etme. Niye seni seçtiğimi şimdi anlayacaksın.

Bizi yine büyük bir savaş bekliyor. Durumumuzun bir bölümünü Cephe Komutanı ve Lozan Baş Delegesi olarak elbette biliyorsun.

Büyük devletlerin bu sefil duruma bakarak, kısa zamanda pes edeceğimizi sandıklarını Lozan dönüşü sen bize anlattın. Ben sana şimdi bildiğinden daha da acıklı olan genel durumu özetleyeceğim.

Continue reading “Cumhuriyetin Kuruluşu…”

Sanayide Kadın Yönetici ve Duygusal Zeka…

 

26 yaşındaki Gizem Baran’ı Sarten Ambalaj’ın Silivri fabrikasını ziyaretimiz sırasında tanıdık.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi bünyesinde yer alan ETAM Endüstri Ürünleri Tasarımı Uygulama ve Araştırma Merkezi adına Profesör Süha Erda ile birlikte yaptığımız bu ziyaretin amacı, sanayi üniversite işbirliğini gerçekleştirerek Sarten’e ürün tasarımı ve geliştirmesi konularında nasıl destek verebileceğimizi görüşmek idi.

Continue reading “Sanayide Kadın Yönetici ve Duygusal Zeka…”